KATEGORİLER
Kadın Sağlığı
Erkek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Ergenlik Dönemi
Vitaminler ve Besin Destekleri
Hamilelik - Emzirme Dönemi
Hesaplayıcılar
Beslenme ve Kilo Kontrol
Hastalıklar
Göz Sağlığı
Cilt Sağlığı
Saç - Tırnak Sağlığı
Ağız - Diş Sağlığı
Ayak - Bilek - Bacak Sağlığı
Uzmanlarımız
 

Hamilelikte Artan Vitamin-Mineral Gereksinimleri

 

Hamilelikte Artan Vitamin-Mineral Gereksinimleri

Hamilelikte besin öğelerine duyulan gereksinim %10-100 oranında artış gösterir. Protein, kalsiyum, demir, çinko, folat, vitamin D ve E, askorbik asid ve B vitaminleri ihtiyacı artmaktadır. Normal beslenen yani beslenme bozukluğu içinde olmayan bir kişi, günlük beslenme alışkanlığı içinde zaten bunu almaktadır. Biraz özen göstermek daha iyi olacaktır. Gebelikte kullanımı en çok sorgulanan besin öğeleri şunlardır:

Sodyum

Gebelikte tuz alımı kısıtlanmamalıdır ancak aşırı tüketimine de izin verilmemelidir. Düşük sodyum içerikli diyetin gebelere verildiği bir çalışmada, sodyum kısıtlamasının tüm beslenmenin kalitesini anlamlı oranlarda düşürdüğü görülmüştür. Bu etkinin doğum veya plasental ağırlık üzerine olumsuz bir etkisi görülmemesine karşılık maternal kan basıncı üzerinde hiçbir etki tespit edilmemiştir. Ancak, gebelere işlenmiş hazır yiyeceklerden yüksek tuz içeriklerinden dolayı uzak durmaları önerilmelidir.

Demir

Gebelikte oluşan hemoglobin konsantrasyonu azalır. Demir alımının arttırılması bu azalmaya engel olabilir. Genellikle anne adayı gebeliğin son iki trimesterinde ortalama 1000 mg demire gereksinim duymaktadır. Demir desteği sağlanmadığı takdirde, gebelerin çoğunluğunda eritrosit volümünü arttırmak amacıyla 12-25. haftalar arasında demir depoları (ferritin) tüketilir. Maternal anemi ayrıca fetal demir depolarını da azaltır. Anemi, bebeğin gelişimi üzerinde olumsuz etkilere yol açar ve bu nedenle maternal anemi önlenmeli ve tedavi edilmelidir.

Gebelikte demir-eksikliği anemisinden kaçınmak için tüm gebelere ikinci ve üçüncü trimesterde 30 mg/gün elementer demir verilmesini önerilmiştir. Ancak kişiye özel öneriler doktorunuz tarafından yapılmalıdır.

Ayrıca diyette demirden zengin besinlerin (kırmızı et, pekmez, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve yağlı tohumlar, zenginleştirilmiş ekmek vb) tüketimi önerilmeli, askorbik asid ilavesinin (C vitamini içeren sebze ve meyveler) demir emilimini arttıracağı belirtilmelidir. Çay ve kahve öğünlerden hemen sonra tüketilmemelidir. Kalsiyum ve magnezyum tuzlarının fazla tüketimi de demirin emilimini azaltır.

En iyi demir kaynağı etlerdir. Kırmızı etin demir içeriği beyaz etten daha yüksektir. Yumurta, üzüm ve diğer meyve sularının yoğunlaştırılması ile yapılan pekmez, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, fıstık, susam gibi yiyecekler de iyi kaynak sayılırlar.

 

Kalsiyum

Kalsiyum alımının preeklampsi oluşumunu engellemede veya tedavi etmedeki sonuçları oldukça çelişkili olup yeterli bir kanıt henüz yoktur.

Ondokuz-elli yaşları arasındaki her kadının günlük kalsiyum ihtiyacı 1000 mg/gün, 18 yaş altında ise 1300 mg/gün'dür. Gebelikte kalsiyum ihtiyacının artmadığı, gebelik öncesi dönemle aynı olduğu ayrıca ortaya konmuştur. Günlük kalsiyumdan zengin üç porsiyon yiyecek (süt, yoğurt, ayran, cacık, peynir) tüketilmesi günlük ihtiyacı karşılamaya yetmektedir.

En iyi kaynaklar süt ve türevleridir. İyi kaynaklar; pekmez, susam, fındık, fıstık ve benzeri, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyvelerdir. Orta derecede kaynaklar; yeşil sebzeler, yumurta, portakal, limon, çilek gibi besinlerdir.

Folat

Folat nükleik asid sentezinde önemli bir role sahip olup, eritrosit volümünü arttırmada, büyüyen uterus, plasenta ve fetusun ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir rol oynamaktadır. Diyetle yetersiz alım ve maternal genetik faktörler düşük folat düzeylerine yol açar. Sigara içimi, alkol kullanımı ve uzun süreli oral kontraseptif kullanımı da maternal folat düzeylerini azaltır. Düşük serum folat düzeyleri, artmış preterm doğum riski ve fetal büyüme kısıtlanması ile ilişkilendirilmiştir.

Çeşitli araştırmalarda gebelik öncesi folik asit alımının nöral tüp defektlerini (NTD) önlediğinin ve kardiyovasküler hastalıkların risk faktörleri üzerine yüksek folik asit alımının olumlu etkilerinin olduğunun gösterilmiştir. Doğum anomalilerinin önlenmesi için doğurganlık çağındaki kadınların planlı gebeliklerde gebe kalınmadan 3 ay önce günde 0,4 mg (400 mcg) folik asit almaları önerilmektedir.

 

Besinlerin folik asit içeriklerine göre gruplandırılması:

En İyi Kaynaklar (Porsiyonunda 100 mcg’ den fazla folik asit bulunanlar):

          - Taze, çiğ veya pişmiş Brüksel lahanası, kuşkonmaz, ıspanak ve karaciğer.

İyi Kaynaklar (Porsiyonunda 50-100 mcg’ den fazla folik asit bulunanlar):

- taze, çiğ, dondurulmuş veya pişmiş brokoli, lahana, yeşil fasülye, karnabahar, bezelye,                      bamya, pişmiş soya fasğlyesi, nohut. Böbrek ve maya.

Orta Kaynaklar (Porsiyonunda 15-50 mcg folik asit bulunanlar):

- Patates, diğer birçok taze veya pişmiş sebze, birçok meyve, birçok sert kabuklu meyve, tahin.

- Ekmek (100g), kahverengi pirinç, yulaf ve kepek.

- Yoğurt, peynir, süt (yaklaşık 450 ml), yumurta. Kırmızı et, av hayvanlarının etleri.

Fakir Kaynaklar (Porsiyonunda 15 mcg’ den az folik bulunanlar):

- Beyaz pirinç, alkollü içecekler, meşrubatlar, şeker, beyaz undan yapılan hamur işleri, diğer etler ve balık.

 

Çinko

Çinko, önemli biyokimyasal reaksiyonlarda görev alır. Bu nedenle, yeterli gelişme ve büyüme için yeterli çinko düzeylerine gereksinim vardır. Bazı çalışmalarda, düşük maternal çinko düzeylerinin kötü gebelik sonuçlarına yol açabileceği gösterilmiş olsa da, çinko seviyesini gösteren bir biyokimyasal belirtecin bulunmaması etkili çalışmaların yapılmasına engel olmaktadır. Çinko emilimi, yüksek dozlarda demir alan ve gastrointestinal hastalığı olan hastalarda, sigara içenlerde, alkoliklerde azalabilir, bu gebelerde çinko desteğinin yeri olabilir.

Çinkonun iyi kaynakları et, deniz ürünleri ve karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir. Yumurta ve süt az miktarda çinko içerir.

Yüksek dozlarda kronik tüketimi bakır düzeylerinin düşmesine, demir metabolizmasının olumsuz etkilenmesine, immün fonksiyonların azalmasına, HDL düşüklüğüne sebep olabilir. 

İyot

Gebelerin iyot gereksinmesi karşılanamadığı zaman mental gerilik ve doğumsal anomaliler ortaya çıkmaktadır. Annenin iyot eksikliğine bağlı olarak bebekler hipotiroidik olarak doğabilirler. Fetusta iyot yetersizliği düşükler, ölü doğumlar, doğumsal anomaliler, perinatal ölümler, endemik kretinizm, sağırlık, cücelik, hipotiroid, ağır gelişme ve zeka geriliği, konjenital sağırlık ve serebral palsi gibi sorunlara neden olmaktadır. İyot yetersizliği oluşumunu engellemek için kişilerin iyot gereksinmelerinin diyetle karşılanması, diyetle karşılanamadığı durumlarda (iyot eksikliği olan bölgelerde) yemeklik tuzun iyotlanması temel çözümdür. Yemeklik tuzun iyotlanması kolay bir yöntem olup, besinlerde renk, koku, tat değişikliğine neden olmadan ucuz bir yöntemle oluşabilecek konjenital anomalilere karşı önlem alınmaktadır. Yemeklik tuzlara 50-70 mg/kg potasyum iyodür eklenmelidir. Deniz ürünleri iyotun en önemli kaynaklarındandır.

B12 Vitamini

B12 eksikliğinde gebelikte hızlı büyüyen dokulardan DNA sentezi yapılamaz. Sonuç olarak ta megaloblastik anemi, doğumsal anomaliler ve sinir sisteminde olumsuzluklar oluşmaktadır. B12 vitamini hayvansal kaynaklı besinlerde bulunmaktadır. Bu nedenle vejeteryan annelerin çocuklarında nörolojik bozukluklar görülmektedir. Yeterli ve dengeli beslenme bir zincir oluşturmaktadır ve bu nedenle protein, folik asit,  A vitamini gibi birçok besin öğesinin az alınması B12 vitaminin emilimini engellemektedir. Besinlere uygulanan hatalı hazırlama yöntemleri de B12 vitamini emilimini olumsuz yönde etkilemekte ve vücutta kullanımını engellemektedir. B 12 vitamini kırmızı et, balık, tavuk, yumurta ile süt ve süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklardan sağlanır.

 

 

A Vitamini 

Eksikliğinde prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebekler, mikrosefali ve görme kusurları oluşmaktadır. Ayrıca A vitamini yetersizliğinin Fe kullanımını bozduğu ve anemiye neden olduğu konusunda çalışmalar vardır. Normal gereksinmeye ek olarak gebe kadına 800-1000 IU A vitamini verilmesi uygun görülmektedir. Yüksek doz A vitamini annelerde spontan abortus, fetusta malformasyonlar, yarık damak, konjenital kalp hastalıkları gibi bozukluklara neden olabilmektedir.

Retinol formundaki A vitamini hayvansal kaynaklı karaciğer, balık yağı, yumurta ile A vitamini ile zenginleştirilmiş süt vb besinlerde zengindir. A vitaminin öncüsü olan beta karoten ise havuç, balkabağı, yeşil kabak, tatlı patates, kavun, greyfurt, kayısı, brokoli, ıspanak ve koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi bitkisel kaynaklı besinlerde bulunur.

 

D Vitamini

Annenin beslenme şekli yanında güneş ışınlarından yararlanması da önem taşımaktadır. Gebelikte ve emziklilikte D vitamini gereksinmesi artmaktadır. Ayrıca kemiklerdeki kalsiyum durumunun devamında D vitamini önemli bir vitamindir. Gebe kadınların günde 400 IU kadar D vitamini alması önerilmektedir.

Zenginleştirilmiş besinler, D vitaminin en önemli kaynaklarıdır. Süt, sardalya, ton, ringa, uskumru gibi yağlı balıklar ve bunların yağları en zengin doğal D vitamini kaynaklarıdır.

 

D vitamini, besinlerle alımının dışında, insan vücudunda güneş ışığı altında ciltte sentezlenebilmektedir.

 

C Vitamini

C vitamini bazı besin öğelerinin vücutta kullanılmasında yardımcıdır. Özellikle Fe, Ca, folik asit, tiamin, riboflavin, pantotenik asit, A vitamini, E vitamininin vücutta kullanılmasında etkin bir rolü vardır. Özellikle hem olmayan demirin barsakta emilimini arttırır, antioksidant özelliği nedeniyle hücre zarlarını oksidasyona karşı korur, serbest radikallerin olumsuz etkisini azaltır, gebelik için çok önemli olan bir başka özelliği de vücudu enfeksiyon ve toksinlere karşı korumasıdır. Gebe kadınlar için günlük 60 mg C vitamini önerilmektedir. Besinlerde pişirme ile olan kayıplar ve kişisel ayrıcalıklar da göz önünde tutularak, günlük 70 mg askorbik asit alınması uygun görülmektedir.

Portakal, mandalina ve greyfurt gibi turunçgiller iyi kaynaklarıdır. Yeşil biber, koyu yeşil yapraklı sebzeler, çilek ve domates de önemli miktarlarda C vitamini içerirler.

 

C vitamini içeren besinler pişirilmeden, bekletmeden tüketilmelidir.

 

Yazdır

 
 
Bu alanda internette en çok aranan konular:
 hamilelik yumurtalama dönemi   hamile kalma dönemi   gebelik dönemi   hamilelik hesaplama   hamlelik dönemi hesaplama   hamilelik testi   yumurtalama dönemi   hafta hafta hamilelik   gebelik dönemi   hamile kalma   hamilelik belirtileri   adet dönemi   ilk hamilelik dönemi


   hamilelikte hafta hafta gelişim   hamilelikte dönemler   Hamilelikte 12 hafta   hamilelik haftaları   hamilelik dönemleri
   dengeli beslenmenin önemi   dengeli    sağlıklı beslenmenin önemi   sağlıklı beslenme   düzenli beslenme   düzenli beslenmenin önemi   beslenme nedir   dengeli beslenme   beslenmenin önemi nedir
 
 
 Üye Girişi
E-Mail :
Şifre :
Üye değilseniz lütfen üye olmak için tıklayınız
Şifremi Unuttum
Aktivasyon Mailim Gelmedi



 E - Mail Grubu
E-Posta

Ailenizde en sık görülen hastalık hangisidir?
 

kanser

 

kalp hastalıkları

 

astım

 

psikolojik rahatsızlıklar

 

böbrek yetmezliği

 
İhtiyaç Listeleri
Doğum Çantası
Seyahat Listesi

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu gelişen hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar; sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.
   
 
  E-Ticaret Sitesi ve Web Sitesi Tasarımı | Webpaketi.com