KATEGORİLER
Kadın Sağlığı
Erkek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Ergenlik Dönemi
Vitaminler ve Besin Destekleri
Hamilelik - Emzirme Dönemi
Hesaplayıcılar
Beslenme ve Kilo Kontrol
Hastalıklar
Göz Sağlığı
Cilt Sağlığı
Saç - Tırnak Sağlığı
Ağız - Diş Sağlığı
Ayak - Bilek - Bacak Sağlığı
Uzmanlarımız
 
    1540

Siyah Nokta ve Sivilceler

 
Siyah Nokta ve Sivilceler:
Ergenlik dönemine girişle beraber cildimiz yağlanmaya parlamaya başlar. Ergenliğin getirdiği hormonal değişimlerin sonucudur bu durum. Bu hormonlar erkeklerde "androjenler" adı verilen "testosteron ve androtesteron"; kızlarda ise "östrojen ve progesteron" adındaki hormonlardır. Erkek vücudunda biraz kadınlık hormonları, kadın vücudunda da bir miktar erkeklik hormonları bulunur. Bedenimizdeki uyumu ve huzuru oluşturan tamamen bu hassas dengedir. Ne yazık ki herkeste bu denge mükemmel değildir.
Androjenler adını verdiğimiz erkeklik hormonları cildimizdeki sebum yani yağ salgısının artmasına neden olur. Adet dönemi yaklaşırken kadınların vücudunda bulunan "progesteron" hormonu yükselir. Bu dönemde vücut su toplar, şişer, ter kokusu değişir. Östrojen karşısında ağırlığı artan progesteron, gözeneklerin büyümesine, yağlanmanın ve siyah noktaların artmasına neden olur.
Stres de erkeklik hormonlarından bazılarını yükseltir. Sonuç, gözeneklerin genişlemesi, cildin yağlanması ve sivilcelerimizin artmasıdır. Eğer cilt temizliği yeteri kadar yapılmazsa bu yağlanma sonucu gözenekler tıkanır. Gözeneklerin tıkalı olması siyah nokta ya da sivilcelere(akne) neden olur.

a)     Siyah noktalar:

Deride biriken yağ ve kir gözenekleri doldurur. Cildin temizlenmediği takdirde bu gözenekler iyice dolar, tıkanır ve uçları siyah renk alır. Bu “siyah noktalar” daha sonra oluşacak olan sivilcelerin habercisidir ve mutlaka temizlenmelidir.

Siyah nokta ve sivilceye meyilli cilt tipinin öncelikle temizliğine çok dikkat etmelidir. Her gün uygun bir temizleyici ile yıkanmalı sonra da tonik ile bakımı yapılmalıdır. Ancak ürün seçimi çok önemlidir. Cilt için rastgele bir ürün değil gerçekten özellikli ürünler tercih edilmelidir. Katkı maddesi, boya maddesi içermeyen, tahriş etmeyen ve allerji testlerinden geçmiş ürünler tercih edilmelidir. Cilt özellikle de ergenlik döneminde çok hassastır. Bu dönemde kullanılacak yanlış ürünler ileride daha büyük sorunlara neden olabilir.

Ciltteki mevcut siyah noktalar kesinlikle sıkılmamalıdır. Aksi halde dokuda ve kılcal damarlarda hasar oluşabilir. Siyah noktalardan kurtulmak için birçok uzman buhar banyosunu tavsiye ediyor. Uygun bir kaba kaynar su konur. İsteğe bağlı olarak içine portakal kabuğu, papatya, gül yaprağı ya da aromatik yağlar eklenebilir. Sonra kişi kaba doğru eğilip başını bir havlu ile kaplar. Yüzüne sadece kaptan gelen buhar temas etmektedir. Bu şekilde 10 dk beklenir. Bu süre içinde gözler açılmaz. Buhar banyosu ile gözenekler genişler ve sıkmaya gerek kalmaz. Banyodan sonra siyah noktalar kulak pamuğu ile el değmeden temizlenir.

Başka bir yöntem de arındırıcı maskelerdir. Arındırıcı özellikli dermokozmetik ürünlerden cildinize uygun olanı seçip haftada bir ya da iki kez uygulayabilirsiniz. Düzenli kullanımda siyah nokta probleminiz kalmayacaktır.

b)    Sivilce (Akne):

'Akne' adıyla da bildiğimiz sivilce en sık rastlanan cilt problemidir. Her 100 yetişkinin 85'inin hayatının bir döneminde geçip gider, 15'inde ise tedavisi güç bir hal alır.

Sivilce  lezyonları en çok yüzde oluşur ama aynı zamanda boyun, çene, sırt, omuz, kafa derisi, kollar ve bacakların üst kısmında da görülebilir.

Besin maddeleri içindeki yağlı gıdaların, çikolatanın ve kuruyemişin akneyi arttırdığı söylense de, kesin kanıt yoktur. Akneyi arttıran en önemli faktör strestir çünkü stres kortizon salgılanmasını arttırır. Kızlarda adet öncesinde de akneler artmaktadır.
 

Sivilce Oluşumunun Ana Nedenleri Şunlardır:

Hormonlar (androjenler):

Akneler genelde, vücut androjen (erkeklik hormonu) hormonunu daha fazla üretmeye başladığı zaman oluşur. Androjen üretimi 11-14 yaşları arasında en üst seviyeye ulaştığında akneler de artmaktadır. Genç kadınlarda menstrüel döngü nedeniyle değişen hormon seviyeleri aknelerde alevlenmelere neden olmaktadır. Bu değişiklikler yağ bezlerinin androjenlere olan hassasiyetini de etkilemektedir.

Artan sebum üretimi:

Yağ bezleri androjenler tarafından uyarıldıktan sonra daha fazla sebum üretmeye başlarlar. Yağlı sebum, folikülün içinde birikir ve yukarıya doğru hareket eder. Yukarı doğru hareket ederken, normal cilt bakterileri ve ölü cilt hücreleriyle birleşir. Sebum üretimi arttıkça, kıl folikülünün tıkanma ve komedonlara neden olma ihtimali de artmaktadır.

Folikülün içindeki değişiklikler:

Androjen üretimi arttıkça ve yağ bezleri genişledikçe, kıl folikülünün cildin altına doğru uzanan yapısı da değişime uğramaktadır. Normalde ölü hücreler kademeli olarak dökülürler ve cilt yüzeyinden uzaklaşırlar. Ergenlik döneminde hücreler daha sık dökülürler ve birleşip yapışmaya daha müsaittirler, sebumla temas ettiklerinde folikülü tıkayabilirler. Bu durumda sebum ve ölü hücreler folikülde bir tıkaç oluştururlar.

Bakteri:

Kapalı folikül, bakterilerin üremesi için uygun bir ortamdır. Özellikle bu ortamda yaşayan bakteri P. acnes bakterisidir. Bu bakteri, sebumla beslenir ve aknesi olsun olmasın herkesin cildinde bulunur. Yağ bezi tıkandığında ve içi sebumla dolduğunda P.acnes bakterisi çok daha çabuk çoğalır. Bakterinin ürettiği kimyasallar folikül içinde ve cilt yüzeyinde inflamasyona neden olur.

Cilt Yapısı:

Normal bir cildin sağlığını ve güzelliğini sürdürebilmesi için en üstteki ölü hücrelerin sürekli dökülüp yenilenmeleri gerekir. Ancak günümüzde beslenme alışkanlıkları, yeterince su ve taze sebze tüketilmemesi, sigara dumanı, yetersiz egzersiz ve stres gibi etkenlerin de katkısıyla bu ölü hücreler beklenen hızda dökülemez ve tabakalar halinde birikerek cildin üzerini örter, cansız, sağlıksız, mat bir görüntü oluştururlar. Sonrasında siyah noktalar ve komedonlar gelişir. Akneye eğilimli ciltlerde ise bunları sivilceler izler. Güneş ve yaşlanma da orta tabakada hücre yenilenmesini yavaşlatarak ve destek dokusu olan kollajende azalmaya neden olarak cilt sağlığını olumsuz etkilerler.

 

Genetik Faktörler:

Sivilce oluşumunda genetik faktörler de rol oynar. Aslında herkes belli bir dereceye kadar akne sorunu yaşayabilir, ama bazı kişilerin kimi akne türlerine genetik bir yatkınlıkları vardır. Eğer anne veya baba ergenlikte ya da hayatının herhangi bir döneminde akne problemi yaşamışsa çocuklarında akne görülme ihtimali daha yüksektir.

Nasıl Tedavi Edilir?

* A vitamini ve çinko akne tedavisinin en önemli desteği.. Ergenlik sivilceleri hormonların eseri olsa da, hormon tedavisine nadiren başvurulur. Ergenlik çağından sonra normal olarak hormon dengesi düzelir. Bazı durumlarda antibiyotik alımı gerekli olabilir. Son yıllarda, bir ışık tedavisi olan FOTO Rejuvenation ve OZON Terapisi de etkin yöntemler arasında yerlerini aldı. Hangi tedaviyi uygularsanız uygulayın, A vitamini ve çinko almayı ihmal etmeyin.

* Ilımlı akneler: Haricen yapılan kimyasal tedavilerin en başında, çeşitli AHA-BHA-PHA'lar ile yapılan peeling'ler gelir. Bu yumuşak tedavi cildin en üst tabakasında birbirine bağlanan hücreleri ayırır, tıkanan gözenekleri açar, iz ve lekelerin oluşmasına engel olur.

* Şiddetli akneler Akne çok şiddetli seyrediyorsa, benzol peroksit karışımları veya sentetik bir A vitamini türevi olan Tretinoin tedavisi denenir. Bazı durumlarda, antibiyotik alınması önerilir. Kimi hastalar için hormonların dengelenmesi gerekli olabilir. Baş edilmesi zor durumlarda Izotretinoin (Roacuttane) tavsiye edilebilir. Bu son derece etkili bir tedavidir ancak yan etkileri fazladır ve doktor reçetesi olmadan eczanelerde satışı bulunmamaktadır.

 

Yazdır

 
 
Bu alanda internette en çok aranan konular:
 ergenlik dönemi sorunları   gelişim dönemi   erkeklerde ergenlik dönemi   ergenlik dönemi sorunlar   ergenlik dönemi özellikleri   gelişim dönemi   ergenlik dönemi resimleri   ergenlik resimleri   ergenlik dönemi nedir   ergenlik dönemi kızlarda   ergenlik nedir   ergenlik sorunları
   sivilce ve tedavisi   nemlendiriciler   kremler   ergenlik ve cilt   cilt sağlığı   cilt problemleri   cilt bakımı   bakım
 
 
 Üye Girişi
E-Mail :
Şifre :
Üye değilseniz lütfen üye olmak için tıklayınız
Şifremi Unuttum
Aktivasyon Mailim Gelmedi



 E - Mail Grubu
E-Posta

Ailenizde en sık görülen hastalık hangisidir?
 

kanser

 

kalp hastalıkları

 

astım

 

psikolojik rahatsızlıklar

 

böbrek yetmezliği

 
İhtiyaç Listeleri
Doğum Çantası
Seyahat Listesi

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu gelişen hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar; sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.
   
 
  E-Ticaret Sitesi ve Web Sitesi Tasarımı | Webpaketi.com