KATEGORİLER
Kadın Sağlığı
Erkek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Ergenlik Dönemi
Vitaminler ve Besin Destekleri
Hamilelik - Emzirme Dönemi
Hesaplayıcılar
Beslenme ve Kilo Kontrol
Hastalıklar
Göz Sağlığı
Cilt Sağlığı
Saç - Tırnak Sağlığı
Ağız - Diş Sağlığı
Ayak - Bilek - Bacak Sağlığı
Uzmanlarımız
 
    1013

Çocuk ve Ceza

 
Çocuk ve Ceza

Çocuğa hangi davranışlarının iyi, hangi davranışları yapmaması gerektiğini öğretmek ebeveynlerin görevidir. Bunların çocuğa öğretilmesi aslında sanıldığı kadar zor değildir, ancak biraz sabır gerektirir. Özellikle küçük çocukların öğrenmesi zaman aldığından, hatalı bir davranışı değiştirmek genellikle birkaç haftalık bir çalışmayı gerektirir. Bunun için acele edip hemen ümitsizliğe kapılmamalıdır.

Cezanın çocuk psikolojisindeki yeri ve olması gereken biçimi, ebeveynlerce en doğru şekilde anlaşılmalıdır. Çünkü, çocuklarına güzel bir şekilde eğitim vermek, onları hayata iyi bir şekilde hazırlamak bütün anne babaların temel hedeflerindedir. 

Ceza terimi, olumsuz bir itici uyarıcının, bir davranımın yapılmasından sonra ona bağlı olarak uygulanması olayına verilen teknik bir isimdir.

Ceza, istenmedik davranımları bastırma tekniklerinden biridir. Davranış dağarcığına bir şey katmaz, fakat davranış dağarcığındaki bir davranışın bastırılmasını sağlayabilir.

Bu anlamıyla ceza, yeni bir davranış öğrenmeyi değil, istenmedik bir davranışı yapmamayı öğretir.

Ceza iki şekilde uygulanır:

Ö         Daha önce verilen bir ödülün ortadan kaldırılması (Sokağa çıkıp oyun oynamak gibi):

Bu yöntemde daha önceden çocuğa vaat edilen bir ödül geri alınabilir. Bir dondurma ya da parkta oyuna izin verme gibi. Ancak bu yöntemin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Öncelikle beslenme gibi çocuğun gerçekten gereksinimi olan şeyler kısıtlanmamalıdır. Küçük çocuklar zaten yemek yemeyi genelde istemezler. Ceza olarak seçilen kısıtlama çocuğun çok isteyeceği bir şey olmalıdır ki onu kaybetmemek için yaptığından vazgeçsin.

Ebeveyn bu yöntemde kilit noktadır. Eğer yarı yolda çocuğuna kıyamaz ve ceza olarak çocuktan alınanı çocuğa geri verirse bu yöntem hiçbir işe yaramaz. Çocuk bilir ki biraz ağlasa anne babası ona istediğini verecektir.

Ö         Belli bir süre bir yerde bekleme cezası:

Bu yöntemde çocuk önce ikaz edilir. Eğer aynı davranışı sürdürürse ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi söylenir. Bir sandalyede sessizce beklemesi istenir. Gitmek istemezse zorla götürülür. Neden ceza aldığı açıklanır ve belirlenen südre orada kalması sağlanır. Çocuğun orada bekleme süresi kabaca her yaş için 1 dakika olarak belirlenir (Örneğin, 4 yaşında bir çocuk için 4 dakika gibi). Eğer ceza süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır.

Çocuğun bekletildiği oda ya da yer çocuk açısından herhangi bir tehlike içermemelidir.

Ceza süresi için saat kurulur, saat çaldığında çocuğa cezasının bittiği söylenir. Çocuk bu süreyi uslu bir biçimde tamamlarsa, sevecen bir biçimde kucaklanır ve "Tatlım, cezalı olduğun için orada kalmak zorundaydın" gibi sözler söylenir ve olay orada kapanır. Bu durumu çocuk ile tartışmak gerekirse en az birkaç dakika geçmesi beklenmelidir. Eğer ceza süresi içinde çocuk gene bağırır çağırır ve olayı protesto ederse, saat yeniden kurulur ve süre baştan başlatılır. Bu yöntemle, genellikle 2 hafta içinde çocuk uyum sağlamayı öğrenecektir.

Ceza verilirken de belli kurallara uymak gerekir:

Ö         Bir kez cezalandırılan davranış her zaman cezalandırılmalıdır.

Ö         Ceza istenmeyen davranışın hemen ardından verilmelidir.

Ö         Ceza başka çocukların yanında verilmemelidir. (Verilirse çocuk utanabilir ve cezayı veren karşı saldırgan davranabilir.)

Ö         Cezalandırılan davranış hiçbir zaman ödüllendirilmemelidir.

Ö         Çocuklar çok şiddetli cezalandırılmamalıdır. Şiddetli cezaya çarptırılan çocuklar içe kapanır. Denemekten vazgeçer, okulu terk eder, evden kaçar, takımdan ayrılır, alkol ya da uyuşturucuya sığınır.

 

Ayrıca ceza ile davranışları kontrol etmenin önemli sakıncaları vardır:

Ö         Ceza çoğu kez itici uyarıcının (dayak, hakaret, yasaklama gibi) kullanılmasını gerekli kılabilir. İtici uyarıcıların kullanılması da birey de saldırganlık, korku, kin, nefret gibi duyguların oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca cezanın etkili olabilmesi için itici uyarıcının şiddeti gün geçtikçe arttırılır. Ör: Çocuğun belirli bir davranışını kontrol etmek isteyen anne veya baba, dövme, bağırma gibi şiddet dolu itici uyarıcılar kullanırsa, bunlar başlangıçta etkili olmuş olsa bile zamanla çocuğun bu uyarıcılara alıştığı görülür ve ebeveynler dozu arttırmak gibi kısır bir döngü içine girer.

Ö         Cezalandırılan davranışlar, bireye belirli sonuçlar sağlayan öğrenilmiş davranışlardır.

Ö         Ceza ile bir davranış bastırılmaya çalışılırken, bir başka istenmedik davranış ortaya çıkabilir. Örneğin çok sevdiğimiz vazoyu kıran çocuğumuzu cezalandırıyorsak, bu davranışımızla çocuğumuza yalan söyleme davranışı kazandırabiliriz. Çocuk cezadan kaçmak için yalan söyleyecektir.

Ö         Ceza etkili olduğunda, ceza veren kişinin davranışlarını ödülleyici bir nitelik kazanabilir. Bunun doğal sonucunda, ceza veren kişi, dikkatini, istendik davranışların kazandırılmasına yoğunlaştıracağı yerde, zamanla, yalnızca istenmedik davranışların bastırılmasına yoğunlaştırabilir. Örneğin bir öğretmen cezanın olumsuz yönüne yakalanabilir ve zamanının büyük bir bölümünü öğrencilere istenen davranışları kazandırmak yerine ceza vermek ve uygulamakla geçirebilir.

 

Çocuk eğitiminde tokatın yeri var mı?

Eskiden ebeveynlerden tokat yemek çocuk terbiyesinin neredeyse ayrılmaz bir parçasıydı. Bu yüzden, şimdiki erişkinler arasında tokat yemeyen birini bulmak oldukça zordur. Günümüzde de özellikle kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında çocuklar hala büyüklerinden tokat yemektedir. Hatta okullarda bile zaman zaman öğretmenlerin dayağa başvurduğu bilinen bir gerçektir. Peki bu "cennetten çıkma (!)" olduğu tabir edilen dayağın çocuk eğitiminde yeri var mı? Amerikan Pediatri Akademisi tokatın çocuk eğitiminde kullanılmaması gerektiğini, eğer çocuğun cezalandırılması gerekiyorsa ona alternatif diğer yöntemlerin kullanılmasını önermektedir. Dayak atmanın çocuk eğitiminde yeri yoktur, çünkü o an için işe yaramış görünse bile, çocuğun davranışını değiştirmede aslında daha önce söz edilen bir sandalyede bekleme cezasından daha etkili değildir.

Tokat atmak çocuğa sorumluluk öğretmez, tersine onun daha da kızmasına ve hırçınlaşmasına neden olur. Ebeveynlerin çoğu, daha sonradan tokat attıkları için pişmanlık duymaktadırlar. Sürekli tokat yiyen çocukta zamanla bu yöntem de artık işe yaramaz olacaktır. Tokat atmak, şiddetine bağlı olarak çocukta ciddi fiziksel hasarlara neden olabilir. Sürekli dövülen çocuklarda depresyon, alkol kullanımı, diğer çocuklara saldırganlık daha sık görülür, hatta erişkin olduklarında kendi eş ve çocuklarını dövme ve suç işleme oranları diğer kişilere göre daha fazla olmaktadır.

Yapılan çalışmalar, dayak yiyen çocukların, erişkin olduklarında diğer kişileri –onları sevseler bile- daha çok cezalandırma eğiliminde olduklarını ortaya koymuştur. Bu nedenle çocuk eğitiminde cezanın yerini, şeklini ve dozunu çok iyi ayarlamamız gerekmektedir.

 

Yazdır

 
 
Bu alanda internette en çok aranan konular:
 çocuk hastalıkları   çocuk diş sağlığı   ana sağlığı   ana çocuk sağlığı    ana çocuk sağlığı    anne sağlığı   anne çocuk sağlığı   anne çocuk   ana sağlığı   çocuk sağlığı merkezi   çocuk ruh sağlığı   çocuk diş sağlığı
   çocuk sağlığı
çocuk hatalıkları uzmanı
çocuk hastanesi
çocuk hastalıkları hastanesi
çocuk hastalıkları dergisi
bulaşıcı çocuk hastalıkları
bebek hastalıları
   yeni doğan sarılık   yeni doğan resimleri   yeni doğan çocuk   yeni doğan bebek   yeni doğan bakımı   bebekler   bebek bakımı
   ihtiyaçlar   ihtiyaç listesi   gerekli ihtiyaçlar   bebekler için gerekli ihtiyaçlar   bebek ve ihtiyaçları
   çocukta zeka gelişimi   çocukta psikoloji   çocuk ve zihinsel gelişim   çocuk ve psikoloji   çocuk ve akıl sağlığı
   anne sevgisi   baba sevgisi   çocuk ve anne   çocuk ve baba   çocuk ve sevgi   çocuk ve şefkat   çocukta anne   çocukta baba
   beden sağlığı için   beden ve sağlık   beden ve spor   sağlık için   spor ve beden    vücut sağlığı
   çocuk siteleri   çocuk oyunu   Atatürk ve çocuk
   okul öncesi   çocuk gelişimi öğretmenliği   çocuk gelişimi eğitimi   çocuk gelişimi bölümü   çocuk gelişimi bölümleri   çocuk gelişimi   çocuk gelişim puanları   çocuk gelişim oyunları   çocuk eğitimi   bebek gelişimi
   eğitim ve ceza   çocuk ve ceza   çocuk eğitimi   çocuğu cezalandırmak   çocuğa ceza vermek   ceza çeşitleri
 
 
 Üye Girişi
E-Mail :
Şifre :
Üye değilseniz lütfen üye olmak için tıklayınız
Şifremi Unuttum
Aktivasyon Mailim Gelmedi



 E - Mail Grubu
E-Posta

Ailenizde en sık görülen hastalık hangisidir?
 

kanser

 

kalp hastalıkları

 

astım

 

psikolojik rahatsızlıklar

 

böbrek yetmezliği

 
İhtiyaç Listeleri
Doğum Çantası
Seyahat Listesi

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu gelişen hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar; sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.
   
 
  E-Ticaret Sitesi ve Web Sitesi Tasarımı | Webpaketi.com