KATEGORİLER
Kadın Sağlığı
Erkek Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Ergenlik Dönemi
Vitaminler ve Besin Destekleri
Hamilelik - Emzirme Dönemi
Hesaplayıcılar
Beslenme ve Kilo Kontrol
Hastalıklar
Göz Sağlığı
Cilt Sağlığı
Saç - Tırnak Sağlığı
Ağız - Diş Sağlığı
Ayak - Bilek - Bacak Sağlığı
Uzmanlarımız
 

08.09.2011

Cinsel Bozukluklar

Cinsel Bozukluklar


Tüm cinsel bozukluklar, esas olarak üç ana gruptan


oluşmaktadırlar (DSM-IV 1994). Bunlar:


1) Parafililer


2) Cinsel kimlik bozuklukları (Transseksüalite)


3) Cinsel işlev bozuklukları


Parafililer, temel olarak, bir kişinin cinsel açıdan uyarılabilmesi için, alışılmadık nesneler, eylemler ya da durumları içeren tekrarlayıcı ve yoğun cinsel dürtü, fantezi ve davranışlara gereksinim duyması ile ortaya çıkan bozukluklardır. Egzibisyonizm (teşhircilik), fetişizm (yalnızca belirli nesnelerle uyarılabilme), frötterizm (sürtünmecilik), pedofili (küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel ilgi), mazohizm (acı çekerek/aşağılanarak uyarılabilme),


sadizm (acı yaşatarak/aşağılayarak uyarılabilme), transvestik fetişizm (karşı cins gibi giyinerek/ giysileriyle uyarılabilme), voyörizm (gözetlemecilik), telefon skotolojisi (açık seçik telefon konuşmaları ile uyarılabilme), nekrofili (cesetlere yönelik cinsel ilgi), parsiyalizm (bedenin sadece bir bölümüne odaklanma), zoofili (hayvanlara yönelik cinsel ilgi), koprofili (dışkıya yönelik cinsel ilgi) ve ürofili (idrara yönelik cinsel ilgi) en sık rastlanan parafili türleridir. Ancak bunların dışında da çok sayıda farklı ve daha ender rastlanan parafili türleri vardır.  Parafili olgularının toplumda rastlanma sıklığı ile ilgili güvenilir ve kapsamlı epidemiyolojik araştırmalar bulunmamaktadır. Bu tür cinsel bozukluklara karşı varolan toplumsal tepki, bu olguların adli ve idari zorunluluk durumları dışında, tedavi ve yardım amacıyla hekimlere başvurusunu engelleyen önemli bir etken olmakta, böylece bu sorunların rastlanma sıklığını bilmemizi güçleştirmektedir. Ayrıca, başvuruların azlığı bu sorunların psikolojik ve farmakolojik tedavileri konusundaki deneyimlerin çok kısıtlı kalmasına neden olmaktadır.


Cinsel Kimlik Bozuklukları (Transseksüalite):


Kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden duyduğu kalıcı rahatsızlık duygusu ile karakterizedir. Kişi, çocukluk çağından itibaren kendi cinsel organlarını reddeder, karşı cinsin cinsel kimliğine uygun tutum, davranış ve rolleri benimser. Karşı cins gibi giyinmek, oynamak, davranmak ister. Israrla, cinsiyetini kalıcı olarak değiştirmek ister. İçinde yaşadığı bedenin cinsiyetinden asla hoşnut değildir. Transseksüel olgular, adeta, yanlış bir bedenin içine hapsedilmiş gibidirler. Transseksüalitenin nedenlerine yönelik çeşitli varsayımlar ortaya atılmışsa da, hala tam olarak etiyolojisi bilinmemektedir.


Terapilerle, ilaç ya da hormon tedavileriyle bu bozukluðu tedavi edebilmek, kişinin kendi biyolojik cinsiyetini bu köklü reddedişini değiştirebilmek mümkün değildir. Uygun olan olgularda “cinsiyet değiştirme operasyonu” uygulanabilir. Ancak cinsiyet değiştirme operasyonlarına, kişi ancak ciddi bir psikolojik hazırlık ve psikoterapi sürecinden geçtikten, böylesi büyük bir değişime tam olarak hazırlandıktan sonra, bu alanda uzman hekimlerin onayı ve mahkeme kararı gibi yasal prosedürlerin tamamlanmasından sonra girişilmelidir. Aksi takdirde, dönüşü olmayan bir süreçte, bu operasyonu olan kişiler ve yakın çevreleri büyük güçlükler yaşayabilmektedirler. Eşcinsellik (homoseksüalite), sıklıkla cinsel kimlik bozukluğuyla ya da parafililerle karıştırılır.Eşcinsellik, bir cinsel bozukluk ya da sapkınlık değildir. Yaklaşık 20 yıldan beri artık, dünya tıbbı tarafından, bir hastalık olarak değil, normalin bir parçası olarak kabul edilmektedir.


Cinsel İşlev Bozuklukları


CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU


Cinsel ilişki kurmaktan sürekli ve aşırı biçimde tiksinti duyma ve bu nedenle cinsellikten tümüyle kaçınmaktır. Cinsel istek azlığına ve diğer cinsel işlev bozukluklarına göre daha nadir olarak görülür. Bu soruna da ülkemizde rastlanması nadir değildir. Bozukluğun ağırlığına göre, cinsel tiksinti, cinsel yaşamın genital salgılar ya da cinsel birleşme gibi belirli yönüne odaklanabilir ya da öpme ve dokunmada dahil tüm cinsel uyaranlara karşı yaygın bir iğrenme olarak da ortaya çıkabilir.


Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu)


Herhangi bir cinsel etkinlik için yeterli ereksiyonu tekrarlayıcı ya da kalıcı biçimde sağlayamama ya da sürdürememe durumu olarak tanımlanmaktadır.  Tanım açısından en önemli olan nokta, ereksiyon sorununun bir ya da birkaç kez ile sımırlı olmaması, erektil disfonksiyon tanısının konabilmesi için bu sorunun tekrarlayıcı veya uzun süreli olması gerekliliğidir. Bu konudaki yaygın mitler nedeniyle, kişiler bir kez bile ereksiyon sağlayamadıklarında paniğe kapılabilmekte ve hekim hekim dolaşabilmektedirler.  Erektil disfonksiyon en sık başvuru nedeni olan erkek cinsel işlev bozukluğudur. Toplumda yaygın olarak rastlanır. Yaşla, sigara ve alkol kullanımı ile, şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi sistematik hastalıklarla birlikte rastlanma sıklığı artar.  Erektil disfonksiyon, psikojenik, organik ya da veya hem organik hem psikojenik nedenlerden kaynaklanabilir. Psikojenik/-organik ayırımında en çok üzerinde durulan cinsel işlev bozukluğudur


Erken Boşalma


Erken boşalma, çok az bir cinsel uyarıyla bile kişinin istemesinden daha önce boşalması, diðer bir deyişle boşalmasını denetleyememesi, ya da istediği kadar erteleyememesidir. Tıbbi açıdan bakıldığında, erken boşalma, kişinin boşalma refleksi üzerinde istemli denetiminin bulunmaması, henüz öğrenilememiş olmasıdır. Süre asıl ölçüt olmamakla birlikte, birleşmeden önce boşalma ya da 1-3 dakikalık cinsel birleşme süresi kesin olarak erken boşalmadır. 4 ile 7 dakika arası ise ancak kişinin kendisinin ya da cinsel partnerinin sorun olarak görmesi, doyum sorunları yaşaması durumunda erken boşalma olarak kabul edilmektedir.  Erken boşalma oranı, yapılan çalışmalarda %20-30 arasında çıkmaktadır. Her 4-5 erkekten birinde erken boşalma sorunu vardır. Bütün toplumlarda, erkeklerde sık rastlanan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.


Erken boşalmanın tek kalıcı tedavisi cinsel terapi ile kişiye boşalma kontrolünün öðretilmesidir. Bu, ortalama 3 aylık bir tedavi süresinde sağlanabilmekte, kişi bir kez boşalma kontrolünü öğrendiğinde bir daha yaşam boyu bunu unutmamaktadır.


Ref: İncesu E.  Klinik Psikiyatri 2004;Ek 3:3-13


Bu içerikte yorumunuz olmasını istiyorsanız.
Lütfen üye girişi yapınız.

Üyemiz değilseniz buraya tıklayarak üye olabilirsiniz.

Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

 
 
İlgili Haberler
Kamu çalışanlarına şiddete verilen hapis cezası ertelenmeyecek
Kamu çalışanlarına görevlerinden dolayı hakaret eden ve dayak atan kişilere hapi
• devamını oku
Prostat kanserine, 'aşı' ile tedavi
Prostat kanserinde, hormon ve kemoterapi seçeneklerinin yanı sıra artık "aşı" il
• devamını oku
Eczacılar dikkat! Böyle dolandırıcılık görülmedi!
Meslektaşlarımız tarafından Odamıza bildirildiğine göre; bazı kişiler tarafından
• devamını oku
Kızamık vaka sayısı azalıyor
Sağlık Bakanlığı, yurt dışından ülkeye geldiği belirtilen kızamık virüsüne bağlı
• devamını oku
Tüm Haberler
İlgili Haberler
Kamu çalışanlarına şiddete verilen hapis cezası ertelenmeyecek
Prostat kanserine, 'aşı' ile tedavi
Eczacılar dikkat! Böyle dolandırıcılık görülmedi!
Kızamık vaka sayısı azalıyor
Tüm Haberler
 
 Üye Girişi
E-Mail :
Şifre :
Üye değilseniz lütfen üye olmak için tıklayınız
Şifremi Unuttum
Aktivasyon Mailim Gelmedi



 E - Mail Grubu
E-Posta

Ailenizde en sık görülen hastalık hangisidir?
 

kanser

 

kalp hastalıkları

 

astım

 

psikolojik rahatsızlıklar

 

böbrek yetmezliği

 
İhtiyaç Listeleri
Doğum Çantası
Seyahat Listesi

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu gelişen hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar; sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.
   
 
  E-Ticaret Sitesi ve Web Sitesi Tasarımı | Webpaketi.com